top of page

Çift Dilliliğin Çalışma Belleğine Faydası


Çift dillilik psikologlar ve eğitimciler başta olmak üzere pek çok araştırmacının oldukça ilgisini çeken bir konu. Aşağıda çift dilliliğin çalışma belleği kapasitesi ile karmaşık ilişkisini keşfedecek ve çift dilliliğin bilişsel süreçleri nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak için bilimsel çalışmaları ele alacağız.


Çalışma belleği, sıklıkla beyinin “not defteri” olarak tanımlanan, çeşitli zihinsel süreçler için kritik olan temel bir bilişsel sistemdir. Problem çözme, akıl yürütme, anlama ve karar verme gibi görevler için hayati olan bilgileri geçici olarak saklamak ve manipüle etmekle ilgilenir. Çalışma belleği iki temel bileşenden oluşur: sözel bilgileri işlemek ve depolamak için fonolojik döngü ve görsel ve mekansal bilgileri yönetmek için görsel-mekansal kopya. Merkezi yürütme sistemi ise bu bileşenleri yönetir ve koordine eder.


Çift dilli bireyler, bağlama ve karşıdaki kişiye bağlı olarak, genellikle sorunsuz bir şekilde iki veya daha fazla dil arasında geçiş yapmak gibi benzersiz bir yeteneğe sahiptir. Bu dilsel esneklik, çalışma belleğini kapsayan yürütücü işlevlerin temel bir yönü olan bilişsel kontrolün bir tezahürüdür. İki dili yönetme, çift dilliliğin çalışma belleği kapasitesi üzerindeki etkilerini araştıran önemli çalışmalara teşvik etmiştir. Birçok bilimsel çalışma bu ilişkiyi incelemiş ve çift dilliliğin sunabileceği bilişsel avantajlara dair fikir sağlamıştır.


Bilimsel çalışmalar, özellikle bilişsel kontrol, dikkat ve inhibisyon gerektiren çeşitli çalışma belleği görevlerinde çift dilli bireyler için avantajlar göstermektedir. Bu avantajlar araştırmalar tarafından desteklenmektedir. Çift dillilik, bireylere bir dili kullanırken diğerinden gelen müdahaleyi engelleme yeteneği kazandırır. Bialystok ve diğerleri (2004) gibi çalışmalar, çift dilliliğin bilişsel kontrol gerektiren görevlerde tek dillilere göre daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur.


Sürekli dil değiştirme, artan dikkat becerileri gerektirir, sonuç olarak çift dilli bireyler arasında üstün dikkat kontrolüne yol açıyor. Örneğin Costa ve diğerleri (2008) gibi araştırmalardan elde edilen bilimsel bulgular, çift dillilerin sürekli odak ve dikkat gerektiren görevlerde daha başarılı olduğunu göstermektedir. Sık dil değiştirme ve diller arası zihinsel çeviri, çift dilliler arasında bilgi manipülasyonu becerilerini geliştirir. Örneğin, Prior ve MacWhinney (2010) araştırması, bu bilişsel esnekliğin, çift dillilerin genellikle tek dillilere göre daha iyi performans gösterdiği çalışma hafızası görevlerine kadar uzandığını göstermektedir.



Çift dillilik ile çalışma belleği arasındaki ilişki bu kadar basit değildir ve tabii ki nüanslar da vardır. Çift dilli avantajın boyutu, dil yeterliliği, edinim yaşı ve hangi çalışma belleği görevinin söz konusu olduğu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Luk ve diğerleri (2011) gibi çalışmalar, her dildeki yeterliliğin derecesinin çift dilli avantajın derecesini etkileyebileceğini ortaya koymaktadır. Dengeleştirilmiş dil yeterliliğine sahip çift dilliler, daha büyük bilişsel faydalar yaşama eğilimindedir.


Çalışma belleğindeki çift dilli avantaj, tüm görevlerde aynı değildir. Bazı çalışmalar, müdahale kontrolü ve bilişsel esneklik gerektiren görevlerde daha büyük etkiler gösterirken, basit depolama görevlerinde farklılıklar daha az belirgin olabilir. (Bialystok 2017)


Çift dillilik ve çalışma hafızası arasındaki ilişkiyi çevreleyen bilimsel bulguları anlamak, eğitim ve bilişsel rehabilitasyon için önemli sonuçlar doğurur. Eğitimciler, öğrencilerde çalışma belleğini ve bilişsel kontrolü geliştirmek için eğitim stratejilerine çift dilliliği dahil edebilir. Ayrıca, çift dillilik, Bak ve diğerlerinin (2014) çalışmaları tarafından önerildiği gibi, çalışma belleği açıkları veya bilişsel bozuklukları olan bireyler için bilişsel rehabilitasyonda koruyucu bir faktör olarak hizmet edebilir.


Çift dillilik, sadece bir dil becerisinden daha fazlasıdır; bilimsel araştırmalarla desteklenen çalışma belleği kapasitesi için önemli etkilere sahip bir bilişsel değerdir. Sürekli dil değiştirme ve bilişsel kontrol yoluyla çift dilli bireyler, çalışma belleği görevlerinde avantaj gösterir. Araştırmacılar bu karmaşık ilişkiyi keşfetmeye devam ettikçe, çift dilliliğin ebeveynlik, eğitim ve bilişsel rehabilitasyonda potansiyel uygulamaları umut verici kalmakta, bilişsel gelişim ve destek için yeni yollar sunmaktadır. Ayrıca bu çalışmalar, çift dilliliğin ve erken gelişim yıllarının hepimiz için neden önemli olduğunu göstermektedir.


Kaynaklar

✦Bak, T. H., Nissan, J. J., Allerhand, M. M., & Deary, I. J. (2014). Does bilingualism influence cognitive aging?. Annals of neurology, 75(6), 959–963. https://doi.org/10.1002/ana.24158

✦Bialystok, E., Craik, F. I., Klein, R., & Viswanathan, M. (2004). Bilingualism, aging, and cognitive control: evidence from the Simon task. Psychology and aging, 19(2), 290–303. https://doi.org/10.1037/0882-7974.19.2.290

✦Bialystok E. (2017). The bilingual adaptation: How minds accommodate experience. Psychological bulletin, 143(3), 233–262. https://doi.org/10.1037/bul0000099

✦Costa, A., Hernández, M., & Sebastián-Gallés, N. (2008). Bilingualism aids conflict resolution: evidence from the ANT task. Cognition, 106(1), 59–86. https://doi.org/10.1016/j.cognition.2006.12.013

✦LUK, G., DE SA, E., & BIALYSTOK, E. (2011). Is there a relation between onset age of bilingualism and enhancement of cognitive control? Bilingualism: Language and Cognition, 14(4), 588-595. doi:10.1017/S1366728911000010

✦Prior, A., & MacWhinney, B. (2010). A bilingual advantage in task switching. Bilingualism: Language and Cognition, 13(2), 253–262. https://doi.org/10.1017/S1366728909990526


Comments


bottom of page